Dansta Başarmak ?

Eğitimde başarı, kariyerde başarı, ilişkilerde başarı, dansta başarı… Sistem bizi akla gelebilecek her alanda başarılı olmaya zorluyor.


Bir düşünün: Aslında başarının kriteri diğerlerinin önüne geçmek değil mi? Komşundan iyi bir araban varsa kendini daha başarılı buluyorsun. Sınav notun sınıftakilerden yüksekse, sosyal medyada takipçi sayın fazlaysa, daha lüks bir yere tatile gidebiliyorsan diğerlerine göre kendini daha başarılı hissediyorsun.


Başarı kaygısı, edindiğimiz hobilerde de peşimizi bırakmıyor.


Geçenlerde bir öğrencim ile sohbet ediyorduk. Dans derslerinde zorlandığını ama “Başardım!” diyebilmek için pes etmeyeceğini söylüyordu.


Gerçekte neyi başarıyoruz?


Başarı peşinde koşarak yaptığımız eylemden keyif almayı unutuyoruz. Her anımız kıymetlidir ama biz rekabet ve koşuşturmaca içindeyiz. Keyif aldığımız bir hobimizde bile kendimizi kıyaslamaya başlıyor, adeta mutluluğumuzu kendimize zehreder hâle geliyoruz. Oysa dansta/sanatta pragmatiklik aranmaz ve güzellik görecelidir.


Özgürleşip duygularımıza, isteklerimize kulak vermek; varoluşun tadını çıkarmak ne kadar basit ve güzel oysaki! Gerçek anlamı bulmak, içimizde gerçekleşir. Dans etmek, kendimize bir yolculuktur. Dans ettikçe dünya bizim bir uzantımız hâline gelir, onunla bütünleşiriz.


Sözlerimi Amerikan yazar Wayne Dyer'ın sözleriyle bitirmek istiyorum: Dans ettiğinde, amacın zeminde belirli bir yere ulaşmak değildir; yol boyunca her adımın tadını çıkarmaktır. Yaşam da böyledir.



Dans etmeye en başta ne için başladığınızı unutmayın: SADECE SİZİ MUTLU ETTİĞİ İÇİN!




Yazan: C.Ö.







192 görüntüleme2 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör